İçgörü
Düzen insanın işini kolaylaştırdığında
İyi kurulmuş bir düzenin, insanları her sabah aynı belirsizlikleri yeniden çözme yükünden nasıl kurtardığını anlatıyor.
Ezel Abacı2 dk okuma
İyi bir düzen, insanların her sabah aynı belirsizlikleri yeniden çözmek zorunda kalmamasını sağlar.
Bir iş yerinde günün ne kadar yorucu geçtiği, yalnızca yapılan işin miktarına bağlı değildir. Kimin karar vereceğinin bilinmemesi, aynı bilginin farklı kişilerden tekrar istenmesi ve çözüldüğü düşünülen bir sorunun yeniden ortaya çıkması da insanı yorar. Bazen işin kendisinden çok, işin etrafındaki belirsizlikle uğraşırız.
Bir Kuralın Hayattaki Karşılığı
Yazılı bir kural, ortak bir beklenti oluşturabilir. Ancak kuralın anlaşılması ve uygulanabilmesi için günlük koşullarla bağ kurması gerekir. Bir çalışandan zamanında bilgi vermesi bekleniyorsa, bilgiyi kime ve nasıl ileteceği açık olmalıdır. Sorumluluk veriliyorsa, onu yerine getirebilecek yetki ve destek de düşünülmelidir.
Bu bağ zayıf olduğunda belgelerle yaşanan gerçeklik birbirinden uzaklaşır. İnsanlar bir yandan işi yürütür, diğer yandan kâğıt üzerinde başka bir düzeni sürdürür. İyi bir yönetim sistemi bu mesafeyi azaltır; yapılan işi anlaşılır kılar ve gerekli bilginin doğru yerde bulunmasını sağlar.
Her Sorun Baştan mı Çözülmeli?
Bir aksaklığın çözülmesi rahatlatıcıdır. Fakat aynı aksaklık yeniden yaşanıyorsa önceki çözümden ne öğrendiğimizi sormamız gerekir. Sorunu yalnızca o an için gidermekle, onu doğuran koşulları değiştirmek farklı çabalar gerektirir.
Örneğin sürekli eksik iletilen bir bilgi, her defasında telefonla tamamlanabilir. Ama bilginin neden eksik kaldığı anlaşılmadıkça bu küçük zahmet herkes için tekrar eder. Ortak bir yöntem geliştirmek, hangi bilginin gerekli olduğunu netleştirmek ve sonucu gözlemlemek, tekrarlanan çabayı azaltabilir.
Bir sistemin değeri, insanların işi doğru yapmasını ne kadar kolaylaştırdığında görünür.
Farklı Sorumluluklar, Ortak Bir Yön
Kalite, çevre, çalışan güvenliği ve gıda güvenliği gibi konuların kendilerine özgü ihtiyaçları vardır. Ancak aynı işletmede verilen bir karar birden fazla alanı etkileyebilir. Yeni bir ürün seçerken maliyet kadar kullanım koşullarını, oluşacak atığı ve çalışan üzerindeki etkisini de düşünmek gerekebilir.
Bu nedenle farklı yönetim alanlarının birbirinden kopuk yürütülmesi, aynı işin tekrarına veya çelişkili kararlara yol açabilir. Ortak bilgiye erişmek, sorumlulukları netleştirmek ve kararların etkilerini birlikte değerlendirmek daha bütünlüklü bir bakış sağlar.
İnsanlar Bu Düzenin Neresinde?
İşi yapan insanların deneyimi, sistemin nasıl işlediğini anlamak için önemli bir kaynaktır. Uygulanamayan bir adımı, yanlış anlaşılmaya açık bir talimatı veya gereksiz bir tekrarı çoğu zaman ilk onlar fark eder. Bu gözlemlerin paylaşılabildiği bir ortam, düzenin gelişmesine katkı verir.
Her önerinin hemen uygulanması mümkün olmayabilir. Yine de neden uygulanmadığının açıklanması, bir sorunun duyulduğunun gösterilmesi ve alınan kararın izlenmesi önemlidir. İnsanlar yalnızca kurala uyan kişiler olarak görülürse, işin içinden gelen bilgi kaybolabilir.
Yaşayan Bir Düzen
Yönetim sistemleri bir kez kurulup tamamlanan yapılar olarak düşünülmemelidir. Ekipler değişir, ihtiyaçlar gelişir, yeni sorunlar ortaya çıkar. Düzenin de bunlarla birlikte gözden geçirilmesi gerekir.
Benim için iyi işleyen bir sistemin işaretleri günlük hayatta görünür: İnsanlar sorumluluklarını bilir, gerekli bilgiye ulaşır, eksikleri konuşabilir ve yaşananlardan öğrenebilir. Düzen, insanın işini kolaylaştırdığında kurumun ortak çalışma biçimine dönüşür.
Yazıdaki soruları kendi kurumunuz için birlikte ele almak isterseniz kısa bir görüşmeyle başlayalım.