← Tüm içgörüler

İçgörü

Bir ölçüm bize ne söyler?

Rapordaki bir sayının karara yardım edebilmesi için neyin ve nasıl ölçüldüğünün açık olması gerektiğini tartışıyor.

Ezel Abacı2 dk okuma

Bir raporda sayı görmek kolaydır. O sayının hangi soruya cevap verdiğini anlamak ise daha fazla dikkat ister. Ölçüm, ancak neyi ve nasıl ölçtüğümüz belli olduğunda kararımıza yardımcı olur.

Sayının Arkasındaki Soru

“Şikâyet sayısı azaldı” cümlesi olumlu görünür. Ancak aynı dönemde misafir sayısı da azalmış olabilir. Şikâyetlerin kayıt yöntemi değişmiş veya bazı kanallardaki bildirimler rapora alınmamış olabilir. Bir sayıyı yorumlamadan önce, neyin değiştiğini ayırt etmemiz gerekir.

Göstergeyi seçerken önce kararımızı düşünelim. Talep karşılama hızını mı, çözümün doğruluğunu mu, misafirin tekrar iletişim kurma ihtiyacını mı anlamak istiyoruz? Bunlar ilişkili olsa da aynı bilgi değildir.

Sayı ve Oran Arasındaki Fark

Varsayımsal bir örnekte ilk ay 1.000 konaklamada 20, ikinci ay 500 konaklamada 15 şikâyet kaydı olsun. Şikâyet sayısı düşmüştür; ancak konaklama başına kayıt oranı yüzde 2’den yüzde 3’e çıkmıştır. Bu oran, şikâyet bildiren benzersiz misafir oranı değildir; bir misafir birden fazla kayıt oluşturabilir.

Bu nedenle payı ve paydayı açık tanımlamak gerekir. Aynı olayı iki kez sayıyor muyuz? Hangi kayıtları dâhil ediyoruz? İki dönemde aynı yöntemi mi kullanıyoruz?

Ortalama her şeyi anlatır mı?

Beş talebin tamamlanma süreleri 2, 3, 4, 5 ve 36 dakika olsun. Ortalama 10 dakikadır. Ancak bu sayı, taleplerin çoğunun kısa sürede karşılandığını ve bir talebin çok uzun beklediğini tek başına göstermez. Ortanca değer 4 dakikadır; en kısa ve en uzun süreye de bakmak farklı bir bilgi verir.

Ortalama yanlış değildir. Fakat tek başına kullanıldığında dağılımı gizleyebilir. Bir göstergeyi değerlendirirken kaç gözlem bulunduğunu ve sonuçların ne kadar farklılaştığını da görmeliyiz.

Ölçme Yönteminin Tutarlılığı

Bir ekip süreyi talebin alındığı anda, diğeri ilgili birime aktarıldığında başlatıyorsa sonuçlar doğrudan karşılaştırılamaz. Ölçümün başlangıcı, bitişi, birimi ve kayıt sorumlusu açık olmalıdır.

ASQ, değişkenliği sonuçlardaki farklılıklar üzerinden ele alır. Bu yaklaşım, tek bir iyi veya kötü sonuca dayanarak genelleme yapmamamız gerektiğini hatırlatır. ASQ — Değişkenlik

Karara Dönüşen Bilgi

Ölçümün ardından ne yapacağımızı bilmek önemlidir. Uzun beklemeler belirli saatlerde mi yoğunlaşıyor? Aynı tür taleplerde mi görülüyor? Kayıtları ayrıntılandırmak, genel bir hızlanma çağrısı yerine araştırılabilir bir sorun tarif etmemizi sağlar.

Bir sonraki raporda üç soruyu birlikte düşünelim: Bu sayı nasıl elde edildi? Neyi gösteriyor, neyi göstermiyor? Hangi karar için kullanılabilir? Ölçümün değeri, raporda kapladığı alandan çok bu sorulara verdiği cevapta görünür.

Yazıdaki soruları kendi kurumunuz için birlikte ele almak isterseniz kısa bir görüşmeyle başlayalım.

Diğer içgörüler

  • İçgörü4 dk okuma

    Kalite, bir departmanın değil, herkesin işi

    Bir sorun kalite birimine bildirildiğinde sorumluluk da çoğu zaman fark edilmeden el değiştirir. Yazı, bir kurumun kalitesinin her ekibin günlük karar ve davranışlarında ortaya çıktığını anlatıyor.

    Ezel Abacı

  • İçgörü3 dk okuma

    Aynı hata neden tekrarlanır?

    Düzeltme ile düzeltici faaliyet arasındaki farkı somut bir örnekle ele alıyor: daha dikkatli olmaya çalışmak tekrarı neden önlemez, neden analizi neyi değiştirir?

    Ezel Abacı

  • İçgörü2 dk okuma

    Risk her zaman tehlike midir?

    Riskin yalnızca kötü bir olasılık olmadığını; yönetimde belirsizliğin hedeflere nasıl etki edebileceğini değerlendirmek anlamına geldiğini anlatıyor.

    Ezel Abacı